Sümer Tanrıları Anunnakiler Uzaylı Mıydı?

Geçmişten günümüze; insanlık tarafından birçok destan, efsane ve yazıt yazılıp söylenip nesilden nesile aktarıldı. Bunlar arasında Sümer yazıtları tarihte ki ilk yazılı eserler olması sebebiyle ayrı bir öneme sahiptir. Sümer yazıtlarında matematikten astronomiye kadar birçok alanda bilgi bulunmaktadır. Bugün ki yazımızda bu yazıtlar içerisinde adını sıkça duyduğumuz Anunnakileden bahsedeceğiz. Peki kim bu Anunnakiler Sümer Tanrıları mı? Yoksa uzaylı mı? Sümerler her alanda ilk oldukları gibi uzaylıları da mı ilk kayda alan medeniyet oldu?

Sümer Tanrısı

Anunnakiler ya da başka bir deyişle gökten inen elliler. Bilim insanları bu konuda iki ayrı fikir sunmaktalar. Bunlardan birincisi Anunnakiler vardır ve Nibiru (Marduk) gezegeninden gelmiş olan uzaylılardır. (Nibiru Gezegeni: Sümer krallarının kullandığı mühürlerde güneş sistemi tasviri bulunmaktadır. Bu tasvirlerde ki sistemde günümüzde bilinen güneş sisteminden fazla bir gezegen daha vardır ve bu kayıp gezegenin Nibiru olduğu iddia edilmektedir). İkincisi ise Anunnakiler tamamıyla hikayeleştirme amacıyla uydurulmuş varlıklardır. Efsaneye göre Anunnakiler bulutların arasında süzülerek gelmiş insan ve hayvan karışımı varlıklardı. Boylarının ortalama bir insanın iki katı olduğu söyleniyordu. Sümerliler, Anunnakilere bilgi karşılığında yiyecek ve altın sunuyorlardı. Aynı ritüelin Maya, Aztek ve Mısır medeniyetlerinde de olduğunu yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda  çıkan tasvirlerden biliyoruz.

Tanrıya Yemek ve Altın Sunma

Rivayete göre Sümerliler Anunnakilerden astronomi, tıp ve eczacılık, matematik ve benzeri alanlarda çok şey öğrendiler. Bu bilgilerin karşılığında ise altın ve yiyecek sundular. Altın sunulduğunu destekleyen bilim insanları Fırat ve Nil Nehri yataklarınında binlerce yıl öncesinde madeni kazılar yapıldığını ispatlar nitelikte keşifler buldular. Altına Mısır, Maya ve Aztek medeniyetlerinde de çok ayrı önem verilmekle birlikte Firavunların altın tozunu şifa diye vücutlarına sürdükleri kayıt edilmiştir ve bu bilginin Sümerlilerin Anunnakilerinden geldiği iddia edilmektedir

Sümer Kral Mührü

Aynı zamanda Sümerlilerin Ay’ın dönüş hızını 0,4 saniye farkla hesaplamaları, Güneş sistemini tam olarak tasvir etmeleri (Modern çağ biliminde Uranüs 1781 yılında teleskopla ancak keşfedilmiştir),  Ninova da çıkan kalıntılarda bir işlem sonucunun 195.955.200.000.000 sayısına ulaşması (Yunan Uygarlıklarında dahi 10.000 sayısının üstü sonsuz olarak kabul edilir) Sümerlilerin Anunnakilerden bilgi aldığını desteklemek amacıyla öne sürülen bilgiler arasında.

Astronot Görünümlü Figür

Aralarında binlerce kilometre olan uygarlıkların günümüz astronomlarının giyinimlerine benzer giyinen varlık figürleri oluşturmaları, piramitler vs. derken Anunnakilerin varlığını destekleyenler çok sayıda örnek sunmaktalar. Anunnakilerin uydurma hikayelerden ibaret olduğunu savunanlar ise aksi yönde bir örnek sunmamakla birlikte Anunnakilerin akla mantığa yatmadığını savunuyorlar.

Anunnakilerin var mıydı? Yok muydu? Soruları tartışılmaya devam ediyor ve devam da edecek. Ben ilklerin medeniyeti olan Sümerlilerin böyle bir ilki de kayda almalarına hiç şaşırmazdım. Umarım bu konu hakkında yapılan bilimsel çalışmalar bizlere daha net bilgiler sunar.

Tabletlerde Anunnakilerin bahsedildiği bir kesit;

Gök ile yer dağından sonra,

An (gök-tanrısı) Anunnaki’lerin (ardılları) doğumuna neden oldu,

Aşnan (tahıl-tanrıçası) adı henüz doğmadığından, henüz biçimlenmediğinden,

Uttu (giysi -tanrıçası) henüz biçimlenmediğinden,

Uttu için hiçbir kutsal alan kurulmadığından,

Hiç koyun yoktu, hiç kuzu inmemişti,

Hiç keçi yoktu, hiç oğlak inmemişti,

Koyun iki kuzusunu yavrulamıyordu,

Keçi üç oğlağını yavrulamıyordu.

Çünkü bilge Aşnan’m ve Lahar’ın (sığır-tanrısı) adını,

Anunnakiler, büyük tanrılar, bilmiyordu,

Otuz günlük şeş tohumu henüz yoktu,

Kırk günlük şeş tohumu henüz yoktu,

Küçük tohumlar, dağ tohumu, saf canlı yaratıkların tohumu henüz yoktu.

Uttu henüz doğmadığından, (bitkilerin?) tacı henüz yetişmediğinden,

. . . efendi henüz doğmadığından,

Ova tanrısı Sumugan henüz onaya çıkmadığından,

İnsanoğlunun ilk yaratıldığı zaman gibi,

Onlar (Anunnakiler) ekmek yemeyi bilmiyorlardı,

Giysi giymeyi bilmiyorlardı,

Koyunlar gibi ağızlarıyla ot yiyorlar,

Arklardan su içiyorlardı.

O günlerde, tanrıların yaratma odasında,

Duku evlerinde, Lahar ve Aşnan biçimlendi;

Lahar ve Aşnan’ın ürünlerini,

Duku’nun Anunnakileri yiyor, ama doymuyorlardı;

Has ağıllanndaki şum-sütünü ve iyi şeyleri,

Duku’nun Anunnakileri içiyor ama kanmıyorlardı;

Has ağıllarındaki iyi şeylerin hatırına,

İnsana soluk verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir