Astronomi Tarihi I

İnsanlık, tarih boyunca gökyüzüne ilgi duymuştur. Astronominin ilk gelişmeleri yön bulma, zamanı belirleme ve tarımsal faaliyetleri düzene sokmak için yapılmıştır. Astronomi ilk çağlardan günümüze kadar artış göstermiş olmasına rağmen astronomi bilgimizin en büyük kısmını son yüzyılda elde ettik. İlk dönemlerinde çıplak gözle gözlem yapılması, sonraki dönemlerde merceklerin geliştirilmesi ve en son teknolojik gelişmelerle bu durum rahatlıkla açıklanabilir. Hadi ilk çağlardan bu yana astronominin gelişimini inceleyelim.

İlk Çağ Dönemi

İlk çağlarda Dünyanın farklı noktalarında birbiriyle iletişimi olmayan toplumlarda astronomi ile ilgili gelişmeler ve yapılar görülmüştür. Bugün ki modern astronomi biliminin temelleri ise Ortadoğu da atılmıştır.

Ziggurat

İlk çağlarda birçok toplum astroloji temelli dinlere inanmaktaydı. Sümerlerin (M.Ö. 3500- M.Ö. 2000) dinleri astroloji temelli bir dindi. Bilinen ilk gözlemevleri Sümerler tarafından kurulmuştur. Ziggurat adı verilen bu yapılar ibadetlerini yerine getirdikleri tapınaklar ve gözlemevleri olarak inşa edilmiştir. Zigguratlar Güneş’e göre ayarlanmış yapılardır. Mısırlılar (M.Ö. 2600- M.Ö. 2000) tarafından yapılan piramitlerde gözlem amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Tarımla uğraşan Mısırlılar, Nil Nehrinin taşma zamanlarını tahmin edebilmek için astronomiden faydalanmışlardır. Yıldızların konumuna göre yılı 12 döneme bölmüşlerdir. Babiller (M.Ö. 1900- M.Ö. 500) beş gezegen ve Venüs’ün (Zühre, Çobanyıldızı) bulunduğu Enuma ve Venüs taş tabletleri yapmışlardır.

Maya Takvimi

Gökyüzü ile ilgili ilk kayıtları tutmuşlardır. Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya’da da astronomi ile ilgili gelişmeler devam etmekteydi. M.Ö. 2000’li yıllarda Çinliler takvim, yıldız hareketleri ve tutulmalar üzerine çalışmalar yapmışlardır. İlk yıldız kataloglarının da Çinliler tarafından hazırlandığı bilinmektedir. Hintlerin kutsal kitaplarından sayılan Vedalarda Güneş, Ay ve Yıldızlar tanrılar olarak nitelendirilmiştir. M.Ö. 2000 yıllarda yazıldığı tahmin edilen Vedalarda, astronomi ile ilgili bilgilerin yer aldığı Rgveda bölümü bulunmaktadır. M.Ö. 3500’lerde Orta Amerika da yaşayan Mayaların tapınaklarında astronomik çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Mayalar ay takvimi kullanmışlardır ve evreni 13 katmana ayırmışlardır.

Antik Yunan Dönemi

Antik Yunan döneminde birçok astronomi çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri olan Aristotelesci Evren Modeli 1800’lü yıllarda Kopernik’in Güneş Merkezli Evren Modeli’ni açıklayana kadar hakim model olarak kabul edilir. Aristotelesci Evren Modeli tüm yörüngelerin dairesel yapıda olduğu merkez de Dünyanın olduğu, diğer yörüngelerde sırasıyla Ay, Güneş, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’ün olduğu modeldir. Aristo’ya göre evren küresel ve sonludur. Gökyüzü adlı eserinde “Gökyüzünün dairesel bir şekil taşıması zorunludur. Çünkü hem varlığına uygun şekil hem de doğaca en önde gelendir.’’ demiştir. Thales gündönümlerini (dönence) belirlemiş ve astronomiye katkı sağlamıştır. M.Ö. 270 yıllarında Aristarchus Güneş merkezli bir model ileri sürmüştür, Heraklides ise Dünya’nın döndüğü fikrini savunmuştur.

Aristotalesci Evren Modeli

Bu fikirler Aristotelesci Evren Modeli’nin benimsenmesi sebebiyle geri planda kalmış ve itibar görmemiştir. M.Ö. 220 yıllara gelindiğinde Eratosthenes Dünya’nın çapını gerçeğe çok yakın değerlerle hesaplamıştır. Hesaplamayı yaparken 800km mesafe de ki iki farklı noktada Güneş ışınlarının yere gelme açılarını trigonometri yardımıyla hesaplamıştır. Batlamyus (Ptolemy) Dünya merkezli modeli geliştirip, ölçüm hatalarını en aza indirgemiştir. Astronomi alanına El-Mecisti (En Büyük) adlı eseri kazandırmıştır. Batlamyus sonrasında Batı da uzun bir süre duraksama yaşanmıştır. Bu dönemde El-Mecisti kitabı İslam bilginleri tarafından tercüme edilmiş ve astronomi çalışmaları İslam medeniyetleri tarafından devam ettirilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir